NamağluplerBASLIK

NamağluplerBASLIK

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Schuster

Schuster enteresan bir hoca. Futbolu bıraktıktan sonra Alman 2. lig takımlarından Fortuna Köln ve FC Köln'le çalışır. İki ekibi de bundesliga'ya çıkartmayı başaramaz. Alman 2. liginde fiyasko ile sonuçlanan 2 yılın ardından İskoç takımı Dundee'ye antrenörlük için başvurduğu ve reddedildiği yıllar sonra zamanın Dundee başkanının röportajı yayınlanır.

Marr şöyle anlatır o yılları:
"Schuster ile İspanya'da görüştüğümde, sürekli yanında duran simsiyah bir adam vardı. Koruması olduğunu söyledi. Anlaşılan Schuster korunmaya ihtiyaç duyan son derece tartışmalı bir kişilikti, o an kendisine soğudum ve kulubümde böyle bir adam görmekten vazgeçtim"

2000 yılını boş geçen Schuster, ertesi sene İspanya 2. lig takımlarından Xerez'den teklif alır, 2 sezon sonunda sonuç yine bir Schuster klasiğidir: ekibi yine bir üst lige çıkmayı başaramamıştır. Ertesi sene Ukrayna ligini son 10 yılda aldığı 9 şampiyonlukla domine eden Dinamo Kiev'in ezeli rakibi Shaktar Donetsk'e gider. Başarılı olamaz, kupa finalini göremeden gönderilir. Levante'ye gider 2. lige düşürür.

Hocalık kariyerinde 8. yılına girecekken, çalıştırdığı 5 takımda da başarısız olmuş ve en uzun 2 sene kalabilmiştir. Ancak 2005'de geldiği Getafe'de herşey değişir. Getafe altın çağlarını yaşar, ve o zamana kadar ki en başarılı lig derecesini almakla kalmaz İspanya kupasında Barcelona'yı eleyerek finale kalır.

Schuster, oyun zekası yüksek ve yetenekli bir futbolcu idi. Oyun zekası düşükö yeteneksiz futbolcuları anlamakta zorluk yaşar, tahammülsüzdür çabuk parlar. İlk 5 ekibindeki başarısızlığı düşük seviyedeki oyuncularını anlayamamasından ileri gelir. Yetenekli futbolcuya her zaman sabırlıdır, ama kötü bir tekniği olan bir futbolcuya bir kaç haftadan fazla sabredemez. Yetenekli oyuncuları disipline eder ve onlardan en yüksek verimi alabilecek hocalardan biridir dünyada.

Almanya'da çalıştığı zamanlar, idmanlardan sonra stres atmak için frikik alıştırması yaparmış kendi kendine, onu antrenmanlarında izleyenler bilir ki Schuster hoca olarak bile gittiği her takımın en iyi frikikçisidir.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

32 yılın ardından

Vuvuzela, Jabulani, fahiş fiyatlardaki otellerin sonucu boş tribün tartışmalarını gündendem inmediği bir dünya kupasına şahit olduk. İspanya tarihinde ilk kez dünya kupasını aldı. 20 yıl aradan sonra 'golden ball' (altın top) ödülü finalist olmayan takımlardan birine gitti.

Hepsi iyi güzel de, birşey dikkatimi çekti. Dünya kupasında 32 yıllık bir geleneğin bozulduğuna farkında olarak veya olmayarak tanıklık ettik futbolseverler olarak . Ne gazetelerde, ne futbol bloglarında, ne de futbolu basketbol gibi algılayıp en üfürükten istatikleri veren ESPN bundan bahsetmedi.

1978 kupa sahibi Arjantin
1978 Meksika şampiyonu Arjantin. '78 Meksika'dan beri ilk kez kupayı kaldıran ekip namağlup değildi. Dikkatli bir okuyucunun aklına '82 İspanya gelebilir. Kalede 40'lık delikanlı efsane Dino Zoff'un oynadığı; Rossi'li, Gentile'li İtalya oynadığı ilk iki grup maçının ardından İtalya'da basının hedefi haline gelmişti bile. Ancak o ilk 3 maçta 3 beraberlik alan İtalya bile namağlup olarak kupayı kaldırmışı.

32 yıl sonra, İspanya ilk maçta İsviçre'ye karşı beklenmedik bir mağlubiyet almasına rağmen, kupayı tarihinde ilk gez götürmeyi başardı, namağlup olmasa da.